DARÜLACEZE

1895 yılında Sultan II. Abdülhamit Han tarafından kurulan kurumumuz kurulduğu günden bugüne 30.000’i çocuk olmak üzere toplam 72.000 kişiye Şefkat Yuvası olmuştur. Halen 600’e yakın insanımızı kuruluş felsefesinden ödün vermeden barındıran Darülaceze din, dil, ırk, cinsiyet ve mezhep farkı gözetmeksizin cami, kilise ve havrasıyla dünyada eşi benzeri olmayan bir hayır kurumudur.

Toplam 27.000 m2’lik bir alan üzerinde kurulan Darülaceze bünyesinde 7 aceze (düşkünler) servisi, bir poliklinik, bir çocuk kreşi, içinde kütüphanesi bulunan rehabilitasyon merkezi, fırın, 3000 kişiye yemek yapabilecek kapasitede modern bir mutfak, kesimhane, kurban etlerini 1 yıl süre ile muhafaza edebilecek buzhane, çamaşırhane ve kurumun ihtiyaçlarına cevap verecek ölçüde terzihane, matbaa, marangozhane, ayakkabı tamir atölyesi, demirhane mevcuttur. T.C. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı ve kendine özel bir nizamname ile yönetilen Darülaceze; gönüllüleri, çalışanları ve acezeleri ile büyük bir ailedir. Darülaceze başta devlet hazinesinden olmayan 7.000 altın değerindeki özel eşyaları ile 10.000 altın bağışlayarak kurulmasını sağlayan Sultan II. Abdülhamit olmak üzere, bağışçılarının destekleri ile bugüne kadar varlığını sürdürmüştür.

125 yıllık Darülaceze, kurulduğu günden bugüne tüm ihtiyaçları ile işletim giderlerinin tamamını hayırseverlerin bağışları ile karşılamış ve devlete bağlı olmasına rağmen varlığını devlete yük olmadan sürdürmüştür.

Kurulduğu günden bugüne varoluş felsefesinden ödün vermeden devletin güvenirliğinde, yerel yönetimin dinamikliğinde, özel ve tüzel kişilerin bilgi birikimine ve finansmanına açık Darülaceze’nin de “Yaratandan dolayı yaratılana saygı” misyonunun birleştiriciliğiyle ortaya çıkan güçle sevgi ile gönülden verenle-alanın oluşturduğu şeffaf, kutsal bir sosyal dayanışma havuzudur.

Bağışçıları, gönüllüleri, çalışanları ve acezeleri ile büyük bir aile olan Darülaceze darda ve sıkıntıda kalındığında sığınılacak bir kucak, varlıklı olunduğunda da desteklenecek ilk kurumdur.

Darülaceze unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi ve taşıdığı dayanışma sembolü olma vasfı ile primleri maddi manevi gönülden ödenen yoksul insanların yaşam sigortası olmaktadır.