İDARE MECLİS ÜYELERİMİZ PERSONELİMİZLE BULUŞTU

0
722 views

 

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Dr. Fatma Betül Sayan Kaya’nın 11.07.2016 tarih ve 78311 sayılı olurlarıyla Darülaceze İdare Meclisi Üyeliğine atanan Hukukçu Hasan Şahin, Hukukçu Namık Ayhan, Hukukçu Derya Yanık, İşadamı Abdurrahman Topbaş, Aile ve Sosyal Politikalar İstanbul İl Müdürü Önal İnaltekin, Yrd. Doç. Dr. Şerif Esendemir ve İşadamı Fuat Kulaçoğlu personelimizle bir araya geldi.

Darülaceze Kültür Merkezi’nde gerçekleşen tanışma toplantısı; Başkan Yardımcımız Ahmet Malatyalı’nın İdare Meclisi Üyelerimizin özgeçmişlerini sunumuyla başladı.

Tanışma toplantısında söz alan İdare Meclisi Üyemiz Hukukçu Derya Yanık şöyle konuştu: “Öncelike hepinize çok çok teşekkür ediyorum. Sayın Başkanımız’a da huzurlarınızda teşekkür etmek isterim, bizi sizlerle tanıştırdığı için. Yıllardır burada çalışan arkadaşlarımız vardır, ama bizim açımızdan yeni bir atmosfer. Tamamen gönüllülük esasına dayalı bir çalışma. O yüzden değeri ve sorumluluğu biraz daha artıyor bizim için. Osmanlının o zamanki çok kültürlü, çok renkli, çok ırklı, çok etnisiteli yapısını bünyesinde barındırırcasına, ifade edercesine, caminin, havra ve kilisenin yan yana olduğu bir sembol yer. Bizim kültürümüzün, içinden geldiğimiz; koruyuculuğu, kapsayıcılığı, himaye edilici, insana insan olduğu için, insan kimliğinden, eşref-i mahlukat olduğu için değer veren ve saygı gösteren inancın tam bir resmidir Darülaceze. Ben şu yaşadığımız günlerde bu kapsayıcılığı ve bu sahip çıkışın çok daha önemli olduğunu düşünüyorum. Bir hukukçu olarak da bunu önemsiyorum.”dedi.

Cumartesi günü gerçekleşen Darbe girişimine de değinen Yanık, bu saldırının sadece bir gruba, bir siyasi görüşe bir kitleye karşı yapılan bir hareket değil, topyekün ülkemize ve bizim varlığımıza karşı yapılan bir hareket olduğunu ifade etti. Derya Yanık, “Biz bu hareketi yine şükürler olsun ki bütün bir ülke, bütün bir toplum olarak, etnisitesi, siyasi görüşü, mezhebi meşrebi, rengi, dili, hiç farketmeksizin geriye püskürtme başarısını gösterdik. Çünkü kültür kodlarımızda, toplumsal mayamızda  böyle bir birikim var, ihtiyaç olduğunda ortaya çıkıyor. Biliyorum ki bundan sonraki süreçte daha çok ortaya çıkacak, daha çok vatan sevgisini, insan sevgisini, birbirimizi kucaklamayı birbirimizi koruyup kollamayı öne çıkararak çok daha güzel işler gerçekleşecek.” diye konuştu.

Yanık sözlerini, “Darülaceze birlik ve beraberlik anlamında sembol bir yer, merkez bir yer. Bu merkezi ve etki alanını büyütmek, geliştirmek, bu örnek sembolü daha geniş kitlere tanıtmayı Allah bize nasip etsin.” diyerek tamamladı.

İdare Meclisi Üyelerimizden Hukukçu Namık Ayhan da konuşmasında: “Esirgeyen ve bağışlayan Rabbimin ismi ile başlıyorum.  Hamd alemlerin rabbi olan Allah’a mahsustur.  Siz hepiniz burada Hamd’in ve Besmele’nin en anlamlı olduğu bir mekânda, büyük bir vazifeyi ifa eden yoldaşlarımızsınız. Burası bir hizmet mekânı. Abdülhamid Cennet Mekan’ın ruhu şad olsun. Burada sizler yıllardır hizmet veriyorsunuz. Biz, Sayın Cumhurbaşkanımızın ve Bakanımızın onayıyla sizin bu hizmetlerinizde yolunuzu açmak, sıkıntılarınızda size desek olmak, bir ihtiyacınız olduğunda bu ihtiyaclarınıza çözüm bulmak için varız. Sizi rahatlatmak, sizin yürüyüşünüzü güçlendirmek, sizin hizmet kalitenizi ve gayretinizi arttırmak, için varız. Onun için böyle bir toplantıda bizleri davet ettiği için Sayın Başkanımıza teşekkür ediyorum. Bizleri beraber çalışma arkadaşı olarak sizlerle tanıştırdığı ve buna layık gördüğü için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve Sayın Bakanımız Fatma Betül Sayan Kaya’ya; sizlere güç kuvvet, destek olmak için bize vazife verdiği için teşekkür ediyorum.

Sizinle bu yolda yürürken var olan hizmeti bulunduğu yerden daha ileriye götürmek gibi bir hedefimizin, bir gayemizin, bir inancımızın olduğunu bilmenizi isteriz. Biz  burada sizlerle  bir şeyi aynı şekilde, eskiden nasılsa öyle götürmek için görevlendirilmedik. Biz Abdülhamid Han’ın emaneti olan bu mekânı daha ileriye, Türkiye’nin layık olduğu yere, dünden daha güzel bir ülkeye, dünden daha güzel bir mekâana dönüştürmek için görevlendirildik. Sizlerinde bu gaye ile verdiğiniz hizmetlere bir heyecan, bir motivasyon, bir artı değer katma inancındayız. Ve birlikte, bu tempo ile yürüyeceğimize inancımız tamdır.

Sevgili meslektaşımın ifade ettiği gibi Cumartesi günü karanlık bir geceye şahit oldu. Elhamdülillah, aynı günün sabahında aydınlık bir güne kavuştuk. Bu milletin, sizlerin baktığımız buradaki sakinlerin, evdeki ailelerinizin ve sokaktaki insanımızın birlikte koyduğu bir iradedir bu. Destanlaşan bu irade olduğu sürece, tankın topun ve tüfeğin ve ihanetin bu ülkeye hiç birşey yapamayacağını cuma gününden beri maydanlarda gösteren bir milletimiz var. Bu millet ruhunu, din, dil, ırk renk ayrımı yapmaksızın bu müessesede, yüzyıl önce canlandıran Abdülhamid’in ruhuna ithafen siz bu hizmetlerinizi sürdürüyorsunuz. Biz de bu hizmete destek vermek ve sizin bu heyecanınıza ortak olmak için buradayız. İnşallah, bugünden daha güzel bir Türkiye’ye uyanacağız, bugünden daha güzel bir Darülaceze’ye şahit olacağız, bu konuda sizinde emeklerinizi dün olduğu gibi bundan sonra da esirgemeyeceğiniz inancımız tamdır. Birlikte daha güzel bir ülke için, daha güzel bir Darülaceze için ne yapmamız gerekiyorsa onu yapmamız konusunda inancımız tamdır. Allah yar ve yardımcımız olsun.”diyerek duygularını ifade etti.

İdare Meclisi Üyelerimiz Sn. Derya Yanık ile Sn. Namık Ayhan’ın konuşması sonrasında kürsüye gelen Başkanımız Hamza Cebeci, bütün İdare Meclisi Üyelerimizin görüldüğü gibi herbirinin toplumda karşılığı olan, birikimi, deneyimi olan, bu Müesseseye ciddi katkılar verecek kişilerden oluştuğunu söyledi. Hiçbirinin buradan dünyevi bir beklentisinin olmadığını, bir isteği ve bir taleplerinin olmadığını, fedakarlık yaparak bu kurumun daha güzel işlemesi kalanların ve çalışanların daha mutlu ve huzurlu olması için ellerinden gelen gayreti göstereceklerine inandığın söyledi.

Başkanımız Cebeci konuşmasına şöyle devam etti. “Macaristan İstanbul Başkonsolosu Balázs Hendrich, ziyaretimize geldiğinde, kurumu gezip, Kilise ve havrayı, hac ile yıldızı yan yana gördükten sonra: ‘Ben buradan çok gelip geçiyordum. Uzun bir duvar görüyordum. Bundan böyle buradan geçerken bu uzun duvarın içerisinde bir tarih, bir medeniyet ve bir insanlık yattığını düşünerek geçeceğim.’ Bizim bu Müesseseyi, şanına yakışır yönetmemiz, yürütmemiz, istikametle çalışmamız gerek. Burayı kuran Abdülhamid Han, hiç bir ayrım yapmamıştır. Bu  misyona aykırı düşecek davranışlardan da kaçınmamız gerek.

İşte, ülkemiz zor durumlarla karşı karşıya kaldığında, Darülaceze ruhu ile, millet yek, vücut oluyor. Zaten bu müessese kurulurken de emperyalistler bu toprakları işgal etmek için mücadele veriyorlardı. Ama biz öyle asil, öyle necip bir milletiz ki bu toprakları işgal etmek isteyenlerin dinlerinin mabetlerini yapmışız, madurlarına da kucak açmışız,ayrım yapmamışız, bugünde yapmıyoruz. Tüm madurlara kucak açıyoruz. Batı bunu yapmıyor; Batı, ‘dinin değiştirirsen, burada da benim işime yararsan alırım’ diyor. 20 bin kişi alırım diyor, yirmi şart koşuyor. Biz öyle bir şey yapmıyoruz. Falan mezhepten, falan meşrepten ayrımı yapmıyoruz.  Kimseyi zalimlerin silahları önünde bırakmıyoruz. Madurlara, mazlumlara kucak açıyoruz. Zalimlerin de mazlumların da gözü bu ülkede. Niye, mazlumlar bizden ümit beklemekte, medet beklemekte. Zalimler de daha fazla güçleniriz, onlar bu topraklarda hüküm süremeyecekleri için gözleri bizim üzerimizde. Bu yüzden emperyal güçler Türkiye’nin güçlenmesini, barış ve huzur içinde olmasını asla istemezler, istemeyeceklerdir. Bu gün ülkemizde olan hadiselerin arkasında emperyal güçlerin olduğunu bilmek için çok akıllı olmaya gerek yoktur. Sıradan vatandaşa, ümmi vatandaşa sorsanız bu oyunların perde arkasında emperyal güçlerin, Amerikasının, CIA’ının, MOSSAD’dının olduğunu söyleyecekler.

Komşularımızla iyi geçinmemizi istemiyorlar. Rus uçağını düşürenler de ordunun içindeki ihanet şebekesidir. Rusya ile kavga ettirmek, Suriye ile kavga ettirmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Obama 158 yıldır yayınına devam eden The Atlantic’e verdiği demeçte, “Biz Tayyip Erdoğan’ı Doğu ve Batı arasında ılımlı bir lider olarak görüyorduk. Ne zaman ki güçlü Türk Ordusu’nu Suriye’ye girmesini istedik, buna karşı çıktı. Ondan sonra bizim için bitti.” diyor. Niye öyle istiyor? Türk ordusu Suriye’ye neden gitsin? Tür Ordusu da Müslüman, Suriye halkı da Müslüman. Suriye benim komşum, Suriye benim dostlarım, kardeşlerim. Neden ben Suriye’ye saldırayım?

Bu milletin bağımsızlık duygusu fıtratından var. Yedi düele boyun eğmedi eğmeyecek de. Bu millet asla zulme boyun eğmeyecek, asla esareti kabul etmeyecek.

Bu millet dış saldıralara karşı hep birlikte olmuştur. Bunun en önemli örneği kurtuluş savaşıdır. Bütün toplum birlikte saf tutmuşlardır.

Bu millete saldıran kim? Bu milletin vergileri ile alınan silahları, bu millete doğrultan kim? Savaşın bir kuralı vardır, kavganın bir kuralı vardır. Bizim inancımızda, harp esnasında kadına, çocuğa, sivil halka silah çekilmez, mabetlere ateş edilmez. Hele hele bir milletin meclisine ateş asla edilmez. Bu milletin Meclis’ine silah sıkanlar, bedelini ödeyecekler, ağır ödeyecekler. Bu millet çoluk çocuğuyla sokağa çıkıyorsa, bu millete reva görülenleri asla gerçekleştiremeyeceklerdir.

Bu hadise basit ve sıradan bir hadise değil. Garip ve masum çocukların üzerine ateş eden, ‘ateş et’ dediği asker, meşru olmayan emri yerine getirmediği için o askerleri vuran, sen kimin askerisin?Sen benim verdiğim vergilerle maaşını alıyor, o milletin düşmana karşı kullanılması için aldığı silahları bu millete doğrultuyorsun. Bire zalim sen kimden yanasın.

Bu millet bu tecrübelerden sonra, asla buna benzer oyunlara gelmeyecektir. Bu millet dimdik ayakta, kökü dışarda olan hainleri etkisiz hale getirecektir.

Biz inanıyoruz ki “hak galip gelecektir.” dedi.

Bakanımız Dr.Fatma Betül Sayan Kaya Başkanlığında; Müsteşarımız Sn. Ebubekir Şahin,  Başkanımız Sn. Hamza Cebeci, Sn. Abdulhamid Kayıhan Osmanoğlu, Sn. Abdurrahman Topbaş,  Sn. Derya Yanık, Sn. Hasan Şahin, Sn. Fuat Kulaçoğlu, Sn. Namık Ayhan, Sn. Şerif Esendemir, Sn. Tayyip Yaşar, Sn. Önal İnaltekin’den oluşan Darülaceze İdare Meclisi görevine başladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz